Her İnsan Sevgisini Hissettirebilir mi?

Her İnsan Sevgisini Hissettirebilir mi?

Sevginin sözlük anlamını incelediğimizde (çoğumuz bunu yapmayız çünkü hayatımızın tam ortasında

olan bir konudur) insanı bir kimseye veya bir şeye yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten, doğal bir
ruhsal eğilim, etkin bir güç tanımı ile karşılaşırız. Bir çok insan sevgiyi farklı tanımlar ve belki
milyonlarca farklı tanıma sahiptir. Peki bu kadar çok tanım varsa eğer birinin sevgisini gösterip,
gösteremediğini neye göre belirleyeceğiz?

Sevgi sadece insanlar arasında oluşan bir duygu değildir. Bir hayvana, çiçeğe, gökyüzüne, ağaca,
kitaba, ülkeye ve daha birçoğuna hissedebileceğimiz ve bunlara hissettirebileceğimiz kutsal bir
duygudur. Nasıl bizler sevildiğimizi hissedebiliyorsak diğer varlıklar da hissedebiliyor ki bunu
çevremizde sıkça görüyoruz. Sevilen bir çiçek, köpek, ağaç bize bambaşka yanıtlar ve ilhamlar
sunuyor. Bence bir insanın, insan olmayan başka canlı veya cansız varlıkla kurduğu sevgi bağı çok
daha net ve kaotik olmayan bir durumdur.

İnsanlar arasındaki sevgi bağına gelecek olursak, herkes sevgisini hissettirebilir mi konusunu, hem
karşı tarafın bize hissettirdiği sevgi hem de bizim karşı tarafa hissettirdiğimiz sevgi olarak ikiye ayrılır.

Karşımızdaki insanın sevgisini hissedemediğimizden yakınırız çoğunlukla. Bu durumun birden fazla
etkeni olabilir. Eğer karşı taraf gerçekten bizi seviyorsa ve bize bunu gösteremiyorsa sevgi anlayışı
bizimkinden çok farklı olabilir. Bu demek değildir ki tamam onun sevgi anlayışı başka ve hayatım
boyunca böyle yaşayacağım. Karşı tarafın sevgi tanımı farklı ise bizimki de farklı ve birbirlerini seven
insanlar deneyerek, yanılarak bir orta noktaya erişmeliler. Ama şunu söyleyebilirim uzun süre, birinin
sevgisini hissedemiyorsanız, gerçekten sizin istediğiniz gibi sevmiyordur. Her ne kadar göreceli bir
konu olsa da seven insan eninde sonunda bu duyguyu hissettirir.

Biz, insanlara sevgimizi hissettirebiliyor muyuz? Kendimize sorarsak muhtemelen evet cevabını alırız
çünkü bizim hissettirme biçimimiz tam da bizim sevgi anlayışımıza uygundur. Bu demek değildir ki
karşı tarafta sevgi duygusunu alabiliyor. O kişinin öncelikleri, senin onun için yaptığın jestlerden daha
farklı olabilir ve senin aksine ona yeterli gelmeyebilir. Bunun için onu suçlayamayız çünkü aynı şeyler
bizim için de geçerlidir.

Sonuç olarak birbirimize, o kadar emek verdim, şunu yaptım, bunu yaptım deyip kızmaktansa düzgün
bir iletişimle beklentilerimizi, karşı tarafın beklentilerini, bu durumu nasıl dengeleyebileceğimizi
konuşarak çözebiliriz. Herkes kendince sevgisini hissettirebiliyordur, önemli olan karşı tarafında
hissedeceği dilden konuşabilmektir.

Unutmayın “Sevgi neydi sevgi emekti.”
Sevgiyle kalın.