Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Bağlanma Ve Benlik Algısı İlişkisinin İncelenmesi

Bireylerin sağlıklı bir kişiliğinin gelişmesinde en önemli faktörlerden birisi de erken dönemlerde ortaya çıkan bağlanmanın oluşmasıdır.  Bağlanma ilişkisi bireylerin yaşamının sonuna kadar devam edebilen bir döngüde olduğu ve ilişkilerine de yansıttığıdır. Yaşamının ilk yıllarında oluşmaya başlayan bağlanma bireylerin çocukluk ve ergenlik dönemlerinde akranlarıyla, yetişkinlik döneminde ve kariyer hayatında ki arkadaş çevresi ile anne ve baba olduklarında da çocuğu ile olan diyalog ilişkilerini etki etmektedir. Sosyal- duygusal gelişimin güvenilir, sağlıklı olabilmesinde en büyük faktör “bakım verenlerin rolüdür” Çocuklar bakım verenleri ile arasında ne kadar çok etkili iletişim halinde olursa olsun çocuğun benlik ve kişilik gelişimi de o kadar sağlam oluşmuş olur.

 Bağlanma ile ilgili yapılan araştırma sonucu bakım verenlerinden her ikisine de güvensiz bağlanan çocuklardan bir kaçı ebeveyne güvenli bağlanan çocuklardan oranla daha az dışa dönüklük olduğu rastlanmıştır. Ayrıca bebeklik döneminde kaçıngan bağlanan ve davranışlarına engel koyulan çocukların ileriki dönemlerinde endişe kaybı derecesi yüksek olduğu belirtilmiştir. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde ebeveynleri tarafından koşulsuz sevgi ile sevilen ve temel ihtiyaçları yeterli derecede karşılanan güvenli bağlanan çocukların öz benlik düzeyleri pozitif yönde etkilenmektedir. Okul öncesi dönemde bağlanma kişilik algısı yoluyla çocuğun iler ki yaşamında duygusal, bilişsel, davranışsal alanlara da etki etmektedir. Bu dönemde güvenli bağ oluşturan çocuklar pozitif kişilik algısına sahip olur. çocuğun kendisini mutlu hissetmesine olanak sağlamaktadır. Ebeveynleri tarafından eleştirilen çocuklar ise düşük kişilik yapısına sahiptir. Eğer bir çocuk düşük bir kişilik yapısını taşıyorsa geçmişteki yaşam tarzıyla ilgili olumlu duygusu olmayacaktır. Güvenli bağ oluşturan çocuklar, kaçıngan bağlanan çocuklara göre duygularını daha az yaşamaktadır.

Ülkemizde ise bağlanma kavramı ile ilgili araştırmalar sınırlı bir sayıda olup erken çocukluk döneminde ki çocuklarda bağlanmaya ve kişilik algısı arasındaki ilişkisinin incelendiği bir araştırmaya henüz rastlanmamıştır. Araştırmaların birçoğu kişilik saygısı ile ilgili olunduğu saptanmıştır. Çocukluk döneminin erken dönemlerinde yeşermeye başlayan bağlanmanın niteliği iler ki hayatlarında olumlu ya da olumsuz etkileri görülmektedir.

Bu araştırmanın amacı erken çocukluk döneminde bağlanma ve kişilik arasındaki yönelimleri incelenmesidir.  İncelemenin temel problem noktası (60-72 )aylık çocukların bağlanma düzeyleri ile öz kişilikleri arasında ki bağlantının anlamlı bir bütün olup olmadığını görebilmek içindir.

TOBAH puanları göz önüne alınarak bağlanma durumu dağılım olarak yorumlandığında çocukların %55,7 si güvensiz kaçıngan  , %40,7  güvenli bağ  %3,6 kısmı da negatif bağlanma davranışları çocuklarda görülmüştür. Cassidy 1998 ‘li yıllarda yaptığı incelemede çocukların %42 si güvenli bağlanma %58 lik kısmı ise güvensiz kaçıngan bağlandığı görülmüştür.

Cohn 1990 ‘lı yıllarda ABD ‘ de altı yaş çocuklar ile yaptığı bir araştırmasında %55 in güvenli %45 nin ise güvensiz kaçıngan bağlanmaya sahip olundukları ispatlanmıştır.

Seven 2006 yılında Türkiye’de 6 yaş çocuklarını kapsayan araştırmasında %60 lık kısmı kaçınan %19,1 lik kısmı ise güvenli %20,9 u ise negatif bağlanma sonucuna ulaşmıştır.

Kaçıngan bağlanma türünü gösteren çocukların oranın yüksek oranlarda olması biraz düşündürücüdür… Bunun nedeni ise kaçıngan bağlanma çocuğun sosyoduygusal gelişim alanının sağlıklı olmasından dolayı risk faktörleri arasından birisidir. Bu söylenen tanı aile ve çocuğu arasındaki olumsuz yönde etkileşim olduğunun göstergesi olarak düşünebiliriz.

Türk kültürümüzün genelinde geleneksel çocuk eğitimi yöntemi olarak “korkutma” yöneliminin kullanıldığı sık rastlanmaktadır. Çocuklarımız ebeveynlerinden ayrı bırakılma yöntemi ile tehdit edilmektedir. Çocukluk dönemlerinde oluşmaya başlayan bağlanma davranışının etkisi çocuğun iler ki yaşamlarında çeşitli olarak gelişimsel alanlarına ve öz benlik algısı yoluyla taşımaktadır. Güvenli bağ oluşturan çocukların öz benlik algılarının da yüksek olduğu saptanmıştır.

Sonuç olarak bağlanma kavramını incelediğimizde çocuğun kaçıngan yani güvensiz bağlanma geliştirdiği görülmüştür. Erken çocukluk döneminde bağlanma ile öz benlik algısı arasında zayıf bir bağlantı olduğu kanıtlanmıştır. Araştırmada çocukların en fazla güvensiz yani kaçınan bağlanma gerçekleştirildiği saptanmıştır.

 

Künye: Evirgen G.N., ve Gözün Kahraman , Ö.,(2018). Okul öncesi dönem çocuklarında bağlanma ve benlik algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 11(3), 2446-2454.doi: 10,17218/hititsosbil.417456

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.