RAMAZAN AYINDA NASIL BESLENMELİYİZ?

GÜNDEM 04.03.2024 - 09:14, Güncelleme: 04.03.2024 - 11:02 1176+ kez okundu.
 

RAMAZAN AYINDA NASIL BESLENMELİYİZ?

AYŞENUR BALCI : RAMAZAN AYINDA NASIL BESLENMELİYİZ?
On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif yaklaşırken akıllara “İftar ve sahurda nasıl beslenmeliyiz?” sorusu geliyor. Ramazan ayında, iftar ve sahur arasında uzun süreli (yaklaşık 15 saat) açlıklar olduğu için vücudumuzu oluşan bu açlığa hazırlamamız gerekmektedir. Bunun için hem sahur hem de iftar öğünlerinde dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar bulunmaktadır.  Yeterli ve dengeli beslenmek adına oruç tutulmayan kısa zamanda en az 3 öğün yapılmalıdır. Öğün sayısı kişiden kişiye değişiklik gösterse de ortalama olarak iftar, sahur ve ikisi arasında bir ara öğün yapılması önemlidir.  Öncelikle mutlaka sahur öğünü yapılmalıdır. Çünkü sahur öğünü atlandığında 15 saatlik açlık süresi 20 saatlere çıkmaktadır. Bu da açlık süresini artırarak vücudumuzu olumsuz etkiler.  Sahur öğününde uzun süre tok tutacak besinler tercih edilmelidir. Yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ve mevsim yeşillikleri ile hazırlanmış bir kahvaltı iyi bir sahur alternatifi olabilirken kahvaltı tüketmek istemeyenler için çorba, zeytinyağlı sebze yemekleri, salata ve yoğurt da başka bir alternatif olabilir.  Sahurda dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri de su tüketimidir. Uzun süreli susuz kalmak vücudumuzu olumsuz etkiler ve bedenimizi bitkinleştirir. Bu yüzden iftarla sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesi atlanmaması gereken bir noktadır.  Yine sahurda aşırı yağlı, tuzlu yemeklerden ve hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Uzun süreli açlık problemi ile baş edemeyenler sahur öğününde kurubaklagil içeren salatalar veya yemekler ile tokluk süresini artırabilir.   İftar sofralarında çorbadan tatlıya kadar pek çok yemek bulunması tüketim miktarını artırmanın yanında israfı da artırmaktadır. Bunun için daha önceden günlük menü hazırlığı yapılması bu sorunun ortadan kalkmasını sağlayabilir. Çorba ile başlanması uzun süre boş kalan mide için iyi bir başlangıç olacaktır. Ana yemekler yağlı ve tuzlu olmamalı bunun yanında da günlük gereksinimleri sağlamalıdır.  İftar öğünlerinde mutlaka salata çeşitlerine yer verilmelidir. Salata tüketimi lif açısından zengin besinlerin alımını artırır ve mide hacmini doldurarak enerjisi yüksek besinlerin tüketimini azaltır.  İftar sofralarında tatlı vazgeçilmez gibi görünse de her gün tatlı tüketmek, diğer besinlerin yeteri kadar tüketilmemesine ve yüksek kalori alımına neden olmaktadır. Bunun için ağır, yağlı ve şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar belirli günlerde tüketilebilir.  İftar sofralarının bir diğer vazgeçilmezi olarak görülen meşrubat ve şerbetler de mide hacmini doldurduklarından diğer besinlerin yeteri kadar tüketimini engelledikleri ve yüksek miktarda şeker içerdikleri için yemekler ile tüketilmemelidir.    İftar öğününde değineceğim bir başka mesele ise çok hızlı yemek. Uzun süreli açlık sonucunda hızlı yemek kaçınılmaz olabilmektedir. Hızlı yemek yerken yüksek miktarda besin alınır. Ama tokluk hissi hemen ortaya çıkmaz. Beyin yemekten 20 dakika sonra tokluk sinyali verir. Hızlı yemek hazımsızlığa neden olmakla birlikte devam eden günlerde kilo artışına da neden olur.  Bu yüzden hızlı bir şekilde yemek yerine çorba ile başlayıp bir süre ara verip devam etmek doğru bir yaklaşım olacaktır.  İftar ile sahur arasında yapılacak olan bir ara öğün yeterli ve dengeli beslenmeye katkı sağlayacak bir adımdır. Bu ara öğünde taze ve kuru meyve, ceviz, badem gibi kabuklu yemişler tercih edilebilir. İftar ve sahur arasında bol bol su tüketilmelidir. Ayran, kefir, sade soda ve taze sıkılmış meyve suları da sıvı tüketimini artırmak için tercih edilebilir. Kafein içeren içecekleri sınırlamak sıvı kaybı için iyi bir adım olabilir.  Ramazan ayında açlık ile birlikte yorgunluk da oluştuğu için gün içinde hareket azlığı oluşabilir. Fiziksel aktiviteyi artırmak için iftardan 1-2 saat sonra kısa süreli yürüyüşler yapılabilir.  Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmek, oruç ibadetini daha bilinçli yerine getirmek için önemli bir etkendir. Ramazan ayında da sağlığımızı korumak için mümkün olduğu kadar beslenme önerilerine uygun tercihler yapmak gerekmektedir. Ramazan-ı Şerif şimdiden hepimize hayırlı olsun. Sağlığınız daim olsun.  *Herhangi bir kronik hastalığınız varsa doktorunuza danışmadan oruç tutmayınız.  
AYŞENUR BALCI : RAMAZAN AYINDA NASIL BESLENMELİYİZ?

On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif yaklaşırken akıllara “İftar ve sahurda nasıl beslenmeliyiz?” sorusu geliyor.

Ramazan ayında, iftar ve sahur arasında uzun süreli (yaklaşık 15 saat) açlıklar olduğu için vücudumuzu oluşan bu açlığa hazırlamamız gerekmektedir.

Bunun için hem sahur hem de iftar öğünlerinde dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar bulunmaktadır. 

Yeterli ve dengeli beslenmek adına oruç tutulmayan kısa zamanda en az 3 öğün yapılmalıdır.

Öğün sayısı kişiden kişiye değişiklik gösterse de ortalama olarak iftar, sahur ve ikisi arasında bir ara öğün yapılması önemlidir. 

Öncelikle mutlaka sahur öğünü yapılmalıdır. Çünkü sahur öğünü atlandığında 15 saatlik açlık süresi 20 saatlere çıkmaktadır.

Bu da açlık süresini artırarak vücudumuzu olumsuz etkiler. 

Sahur öğününde uzun süre tok tutacak besinler tercih edilmelidir.

Yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ve mevsim yeşillikleri ile hazırlanmış bir kahvaltı iyi bir sahur alternatifi olabilirken kahvaltı tüketmek istemeyenler için çorba, zeytinyağlı sebze yemekleri, salata ve yoğurt da başka bir alternatif olabilir. 

Sahurda dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri de su tüketimidir.

Uzun süreli susuz kalmak vücudumuzu olumsuz etkiler ve bedenimizi bitkinleştirir.

Bu yüzden iftarla sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesi atlanmaması gereken bir noktadır. 

Yine sahurda aşırı yağlı, tuzlu yemeklerden ve hamur işlerinden uzak durulmalıdır.

Uzun süreli açlık problemi ile baş edemeyenler sahur öğününde kurubaklagil içeren salatalar veya yemekler ile tokluk süresini artırabilir.  

İftar sofralarında çorbadan tatlıya kadar pek çok yemek bulunması tüketim miktarını artırmanın yanında israfı da artırmaktadır.

Bunun için daha önceden günlük menü hazırlığı yapılması bu sorunun ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Çorba ile başlanması uzun süre boş kalan mide için iyi bir başlangıç olacaktır.

Ana yemekler yağlı ve tuzlu olmamalı bunun yanında da günlük gereksinimleri sağlamalıdır. 

İftar öğünlerinde mutlaka salata çeşitlerine yer verilmelidir. Salata tüketimi lif açısından zengin besinlerin alımını artırır ve mide hacmini doldurarak enerjisi yüksek besinlerin tüketimini azaltır. 

İftar sofralarında tatlı vazgeçilmez gibi görünse de her gün tatlı tüketmek, diğer besinlerin yeteri kadar tüketilmemesine ve yüksek kalori alımına neden olmaktadır.

Bunun için ağır, yağlı ve şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar belirli günlerde tüketilebilir.

 İftar sofralarının bir diğer vazgeçilmezi olarak görülen meşrubat ve şerbetler de mide hacmini doldurduklarından diğer besinlerin yeteri kadar tüketimini engelledikleri ve yüksek miktarda şeker içerdikleri için yemekler ile tüketilmemelidir.
  
İftar öğününde değineceğim bir başka mesele ise çok hızlı yemek.

Uzun süreli açlık sonucunda hızlı yemek kaçınılmaz olabilmektedir.

Hızlı yemek yerken yüksek miktarda besin alınır. Ama tokluk hissi hemen ortaya çıkmaz. Beyin yemekten 20 dakika sonra tokluk sinyali verir.

Hızlı yemek hazımsızlığa neden olmakla birlikte devam eden günlerde kilo artışına da neden olur.  Bu yüzden hızlı bir şekilde yemek yerine çorba ile başlayıp bir süre ara verip devam etmek doğru bir yaklaşım olacaktır. 

İftar ile sahur arasında yapılacak olan bir ara öğün yeterli ve dengeli beslenmeye katkı sağlayacak bir adımdır. Bu ara öğünde taze ve kuru meyve, ceviz, badem gibi kabuklu yemişler tercih edilebilir. İftar ve sahur arasında bol bol su tüketilmelidir.

Ayran, kefir, sade soda ve taze sıkılmış meyve suları da sıvı tüketimini artırmak için tercih edilebilir. Kafein içeren içecekleri sınırlamak sıvı kaybı için iyi bir adım olabilir. 

Ramazan ayında açlık ile birlikte yorgunluk da oluştuğu için gün içinde hareket azlığı oluşabilir.

Fiziksel aktiviteyi artırmak için iftardan 1-2 saat sonra kısa süreli yürüyüşler yapılabilir. 

Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmek, oruç ibadetini daha bilinçli yerine getirmek için önemli bir etkendir.

Ramazan ayında da sağlığımızı korumak için mümkün olduğu kadar beslenme önerilerine uygun tercihler yapmak gerekmektedir.

Ramazan-ı Şerif şimdiden hepimize hayırlı olsun. Sağlığınız daim olsun. 

*Herhangi bir kronik hastalığınız varsa doktorunuza danışmadan oruç tutmayınız.  

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergercek.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.