10. Kadıköy Çevre Festivali Özgürlük Parkı'nda Gerçekleşti
10. Kadıköy Çevre Festivali Özgürlük Parkı'nda Gerçekleşti
Kadıköy Belediyesi’nin Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda “Döngüsel Ekonomi” temasıyla düzenlediği Kadıköy Çevre Festivali’nde çevre sorunları ve çözüm önerileri konuşuldu; konserler ve etkinliklerle festival coşkusu doyasıya yaşandı.
Kadıköy Belediyesi’nin Dünya Çevre Günü kapsamında 10’uncusu düzenlediği Kadıköy Çevre Festivali, Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda 6 -7 Haziran’da gerçekleşti. “Döngüsel Ekonomi” temasıyla gerçekleştirilen festivalde sivil toplum kuruluşları, çevre gönüllüleri ve vatandaşlar bir araya geldi. Paneller, söyleşiler, atölyeler ile çeşitli etkinliklerin yer aldığı festivalde çevre sorunları ve çözüm önerileri konuşuldu. Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi (GSM) Orkestrası ve Bandosu’nun konserleriyle festival coşkusunun doyasıya yaşandığı parkta, Sahiplen Kadıköy projesi tanıtıldı. Çocuklar ise çanta ve mum yapım atölyelerinde üretmenin keyfini yaşarken, şenlik havasındaki etkinliklerde her yaştan katılımcı hem eğlendi hem de yeni bilgiler edindi.
Festivalin açılış konuşmalarını Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ile İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Su Kayıpları ve Basınç Yönetimi Dairesi Başkanı İsmail Aydın yaptı.
Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “On yıl önce çıktığımız bu yolculukta amacımız yalnızca çevre sorunlarına dikkat çekmek değil doğayla uyumlu yaşam kültürünü büyütmek, dayanışmayı güçlendirmek ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak akıl üretmekti. Bugün burada gördüğümüz ilgi ve katılım, bu amacın ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.” dedi.
“YENİ ÇÖZÜMLER ÜRETMEK ZORUNDAYIZ”
Bu yıl festivalin “Döngüsel Ekonomi ve Sıfır Atık” temasıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Kösedağı, şöyle devam etti: “Çünkü artık hepimiz biliyoruz ki iklim krizi yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli gerçeklerinden biridir. Doğal kaynakların hızla tükendiği, atık miktarlarının arttığı ve ekolojik dengelerin bozulduğu bir dünyada alışkanlıklarımızı değiştirmek ve yeni çözümler geliştirmek zorundayız. Döngüsel ekonomi tam da bu noktada bize önemli bir yol haritası sunuyor. Kaynakların daha verimli kullanılmasını, ürünlerin yeniden değerlendirilmesini, onarımı, paylaşımı ve yerel üretimi teşvik eden bu yaklaşım yalnızca çevresel fayda sağlamıyor aynı zamanda ekonomik dayanıklılığı ve toplumsal refahı da güçlendiriyor. Kadıköy Belediyesi olarak çevre ve iklim çalışmalarımızı yalnızca atık yönetimi ya da çevre koruma başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. İklim değişikliğine uyumdan enerji verimliliğine, sürdürülebilir ulaşım politikalarından biyolojik çeşitliliğin korunmasına kadar pek çok alanda çalışmalar yürütüyor, tüm bu süreçleri katılımcı bir anlayışla şekillendiriyoruz.”
“BİRLİKTE ÇÖZÜM BULMALIYIZ”
İklim krizinin çözümünün yalnızca kurumların değil, hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Başkan Kösedağı, “Yerel yönetimler olarak öncülük etmek bizim görevimizdir. Ancak gerçek dönüşüm, yurttaşlarımızın, sivil toplumun, akademinin, özel sektörün ve gençlerin katkısıyla mümkün olacaktır. Bu festival de tam olarak bunun için var. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bu süreçte aktif rol almasını son derece önemsiyoruz. Çünkü çevre bilinciyle yetişen her çocuk, geleceğe atılmış güçlü bir adımdır. Bugün burada kurulan her temasın, öğrenilen her bilginin ve geliştirilen her iş birliğinin geleceğimiz için değerli bir yatırım olduğuna inanıyorum.” diye konuştu.
“SU PAHA BİÇİLEMEZ BİR DEĞERDİR”
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Su Kayıpları ve Basınç Yönetimi Dairesi Başkanı İsmail Aydın, konuşmasında iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Aydın, sürdürülebilir su yönetiminin havzaların korunmasından başladığını belirterek kayıp-kaçak oranlarının azaltılması, atık suyun geri kazanılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının da bu sürecin önemli parçaları olduğunu ifade etti.
Aydın, “İSKİ olarak bizler için çevre yalnızca faaliyetlerimizi yürütürken korumaya çalıştığımız bir dış etken değil, doğrudan doğruya varlık sebebimiz ve İstanbul'un geleceğidir. Bugün insanlık olarak tarihin en kritik eşiklerinden birindeyiz. İklim değişikliği artık uzak bir ihtimal değil, bizzat baraj seviyelerimizde ve günlük yaşamımızda yüzleştiğimiz somut bir gerçeğe dönüştü. Bu yeni gerçekliğin en büyük etkisi su kaynakları üzerinde görülmektedir. Suyu tükenmez bir kaynak olarak görme lüksümüz artık kalmamıştır. Su paha biçilemez bir değerdir. İstanbul gibi devasa bir metropolün su ihtiyacını karşılarken suyun bu değerini her an aklımızda tutmamız gerekiyor. İklim krizinin baskısı altında su yönetimi artık sadece şehirlerimize su temin etme meselesi değil; çok boyutlu bir kriz yönetimi ve bir sürdürülebilirlik felsefesi hâline dönüşmüştür.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
