“Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şathat Dili" Programında Mayıs Ayı Semineri Gerçekleşti

22.05.2026 - 17:06, Güncelleme: 22.05.2026 - 17:06 245 kez okundu.
 

“Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şathat Dili" Programında Mayıs Ayı Semineri Gerçekleşti

Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinde sezonun son programı 20 Mayıs Çarşamba akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’un kimliği, şiiri ve toplumdaki algısı üzerine konuştu. Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’taki konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele aldı. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendirildi. Sezonun son programı 20 Mayıs Çarşamba akşamı saat 19.30’da gerçekleşti. Son programda Demirli, seminer dizisini özetleyici ve toparlayıcı bir konuşma yaptı. “Hallac-ı Mansur, daha çok popüler atıflar üzerinden tanınıyor.” Prof. Dr. Ekrem Demirli, seminer dizisinin amacı hakkında konuşurken Hallac-ı Mansur’un toplumdaki algısı üzerinde durdu: “Hallac-ı Mansur şiirlerde, şarkılarda çokça atıf yapılan bir isim. Türkiye’de çok konuşuluyor. Popüler kültürde bir yeri var. Ama aynı zamanda tasavvuf düşüncesinde de önemli. Türkiye’de tanınması tasavvuf düşüncesinden daha çok popüler atıflar üzerinden oluyor. Bir bakıma Hallac, tasavvufta ilahi aşkın ve bu aşk için çekilen sıkıntının, meşakkatin temsilcisi olarak düşünülmüş. Biz de madem bu kadar atıf yapıyoruz, ismini konuşuyoruz; bari gerçek düşüncelerini ortaya çıkaralım dedik.”            “Nefs terbiyesi, çocuksuluğun terbiye edilmesidir.” Prof. Dr. Ekrem Demirli, nefs terbiyesi ve çocuksuluk kavramları hakkında konuştu: “Nefs denilen, terbiye edilmesi gereken şey aslında çocuksuluğumuzdur. Bu çocuksuluğun terbiye edilmesi gerekir. Nefs terbiyesinin temel meselesi bu. Hayatın birçok alanında ortaya çıkan çocuksuluğumuzun terbiye edilmesi. Kırılganlık, alınganlık, gücenme... Bütün bu ahvali ortaya çıkaran şey çocuksuluktur ve bunların hepsi suçtur. Dünyayı olduğu hal üzere öğrenmemizi, idrak etmemizi engelleyen durumlardır.”     Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinde sezonun son programı 20 Mayıs Çarşamba akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’un kimliği, şiiri ve toplumdaki algısı üzerine konuştu.

Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’taki konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele aldı. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendirildi. Sezonun son programı 20 Mayıs Çarşamba akşamı saat 19.30’da gerçekleşti. Son programda Demirli, seminer dizisini özetleyici ve toparlayıcı bir konuşma yaptı.

“Hallac-ı Mansur, daha çok popüler atıflar üzerinden tanınıyor.”

Prof. Dr. Ekrem Demirli, seminer dizisinin amacı hakkında konuşurken Hallac-ı Mansur’un toplumdaki algısı üzerinde durdu:

“Hallac-ı Mansur şiirlerde, şarkılarda çokça atıf yapılan bir isim. Türkiye’de çok konuşuluyor. Popüler kültürde bir yeri var. Ama aynı zamanda tasavvuf düşüncesinde de önemli. Türkiye’de tanınması tasavvuf düşüncesinden daha çok popüler atıflar üzerinden oluyor. Bir bakıma Hallac, tasavvufta ilahi aşkın ve bu aşk için çekilen sıkıntının, meşakkatin temsilcisi olarak düşünülmüş. Biz de madem bu kadar atıf yapıyoruz, ismini konuşuyoruz; bari gerçek düşüncelerini ortaya çıkaralım dedik.”           

“Nefs terbiyesi, çocuksuluğun terbiye edilmesidir.”

Prof. Dr. Ekrem Demirli, nefs terbiyesi ve çocuksuluk kavramları hakkında konuştu:

“Nefs denilen, terbiye edilmesi gereken şey aslında çocuksuluğumuzdur. Bu çocuksuluğun terbiye edilmesi gerekir. Nefs terbiyesinin temel meselesi bu. Hayatın birçok alanında ortaya çıkan çocuksuluğumuzun terbiye edilmesi. Kırılganlık, alınganlık, gücenme... Bütün bu ahvali ortaya çıkaran şey çocuksuluktur ve bunların hepsi suçtur. Dünyayı olduğu hal üzere öğrenmemizi, idrak etmemizi engelleyen durumlardır.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergercek.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.