Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!
Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, kardeşlik bağının ruh sağlığı üzerindeki etkisi ile kardeşler arasındaki ilişkinin niteliğinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.
Psikolojik dayanıklılığı artıran kardeş sahibi olmak değil, ilişkinin niteliği!
Kız kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı artıran bir unsur olmadığını aktaran Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Burada belirleyici olan, kardeşler arasında kurulan ilişkinin niteliğidir.” dedi.
Güven, duygusal yakınlık, karşılıklı destek ve sağlıklı iletişim üzerine kurulu bir kardeş ilişkisinin, bireyin stresli yaşam olaylarıyla baş etmesini kolaylaştırabileceğini ifade eden Doğantekin, “Çocukluk döneminden itibaren zorlayıcı deneyimlerin paylaşılması, duyguların ifade edilebildiği güvenli bir alanın oluşması ve ‘yalnız değilim’ hissi, psikolojik dayanıklılığı destekleyen önemli koruyucu faktörler arasında yer alır.” şeklinde konuştu.
Kız kardeşler arasındaki duygusal paylaşım daha güçlü olabiliyor!
Kız kardeşler arasındaki ilişkilerde duygusal paylaşımın daha yoğun olabildiğini gösteren çalışmalar bulunduğuna değinen Doğantekin, “Birlikte büyümenin getirdiği ortak anılar, aile dinamiklerini benzer şekilde deneyimlemek ve birbirinin yaşam öyküsüne tanıklık etmek güçlü bir aidiyet duygusu oluşturabilir. Bu bağ, kişinin kendini anlaşılmış hissetmesine, duygularını daha rahat ifade edebilmesine ve zor zamanlarda sosyal destek alabilmesine katkı sağlayabilir.” dedi.
Çocukluk kırgınlıkları, yetişkinlikte miras ve başarı rekabetine dönüşebilir!
Çocuklukta çözülemeyen rekabetin yetişkinlikte de devam edebileceğine işaret eden Seren Doğantekin, şunları söyledi:
“Kardeş rekabeti çocukluk gelişiminin doğal bir parçasıdır. Ancak ebeveynlerin çocukları sürekli karşılaştırması, bir kardeşin diğerine göre daha fazla takdir edildiğinin düşünülmesi veya duygusal ihtiyaçların eşit karşılanmaması gibi durumlar, rekabetin sağlıksız bir biçimde sürmesine neden olabilir. Çocuklukta çözümlenemeyen kırgınlıklar yetişkinlikte başarıların kıyaslanması, miras anlaşmazlıkları, ebeveyn bakımının paylaşımı ya da aile içindeki roller üzerinden yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocuklukta yaşanan duyguların konuşulabilmesi ve adil aile tutumları, uzun vadeli kardeş ilişkileri açısından oldukça önemlidir.”
Fiziksel uzaklık, kardeşler arasında duygusal kopukluk anlamına gelmeyebilir!
Yaşamın farklı evrelerinde kardeş ilişkilerinin değişmesinin beklenen ve oldukça doğal bir süreç olduğunu aktaran Doğantekin, “Eğitim hayatı, iş yaşamı, evlilik, çocuk sahibi olma, farklı şehirlerde yaşama ve artan sorumluluklar, kardeşlerin birlikte geçirdiği zamanı azaltabilir.” dedi.
Bu fiziksel uzaklığın her zaman duygusal kopukluk anlamına gelmeyeceğini dile getiren Doğantekin, “Bazı kardeşler uzun süre görüşmeseler bile birbirlerini en önemli destek kaynaklarından biri olarak görmeye devam eder. Önemli olan iletişimin sıklığından çok, ilişkinin güven ve karşılıklı destek temelini koruyabilmesidir.” diye konuştu.
Sadece kardeş sahibi olmak yalnızlık hissini ortadan kaldırmaz!
Sağlıklı bir kardeş ilişkisinin, bireyin yalnızlık hissini azaltabilecek önemli sosyal destek kaynaklarından biri olduğunu kaydeden Seren Doğantekin, “Özellikle aile içinde benzer deneyimleri paylaşmış birinin varlığı, kişinin anlaşılma duygusunu güçlendirebilir. Ancak yalnızca kardeş sahibi olmak, kişinin kendini yalnız hissetmeyeceği anlamına gelmez. Duygusal olarak ulaşılabilir, destekleyici ve güven veren bir ilişki varsa kardeşlik ruh sağlığı açısından koruyucu olabilir.” ifadelerini kullandı.
Kardeş ilişkilerinde de ruh sağlığını korumak için sınır koyabilmek önemli!
Toplumda kardeş ilişkilerinin çoğu zaman koşulsuz sevgiyle özdeşleştirilse de her kardeş ilişkisinin sağlıklı olmadığına dikkat çeken Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sürekli eleştirilmek, küçümsenmek, suçluluk duygusuyla kontrol edilmek, başarıların değersizleştirilmesi, sınırların ihlal edilmesi veya kişinin kendini her görüşmeden sonra tükenmiş hissetmesi sağlıksız ilişki dinamiklerine işaret edebilir. Sağlıklı kardeş ilişkilerinde fikir ayrılıkları yaşansa bile karşılıklı saygı korunur, taraflar birbirlerinin sınırlarına özen gösterir ve ilişki genel olarak güven duygusu üzerine kuruludur. Gerektiğinde sınır koyabilmek ve destek almak, aile ilişkilerinde de ruh sağlığını korumanın önemli bir parçasıdır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
