Küresel Belirsizliğe Karşı Reçete: Güven, Teknoloji ve Ortak Akıl

09.03.2026 - 10:41, Güncelleme: 09.03.2026 - 10:41 60 kez okundu.
 

Küresel Belirsizliğe Karşı Reçete: Güven, Teknoloji ve Ortak Akıl

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İran’a yönelik askeri müdahalenin enerji fiyatları, ticaret yolları ve finansman koşulları üzerinden Türkiye ekonomisine doğrudan yansımaları olacağını söyledi. Zorlu, ekonomik istikrar ve öngörülebilir bir yatırım ortamının güçlendirilmesinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı. ESİAD 27. Olağanüstü Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. Divan Başkanlığını ESİAD’ın kurucularından ve 10. Dönem Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Kemal Çolakoğlu’nun yaptığı genel kurulda, katip üyeliklere Yücel Öztürk ve Sibel Katrancı seçildi. AKGERMAN: PUSULAMIZ NET OLMALI Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Bülent Akgerman, küresel düzenin sarsıldığı, kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçildiğini belirterek, şöyle devam etti: “Eskiden ‘jeopolitik riskler’ karşısında hazırlıklı olmaktan bahsediyorduk. Şimdi ‘jeopolitik gerçeklik’ ile yaşıyoruz. Türkiye bu tablonun tam merkezinde yer alıyor. Coğrafi konumu kadar siyasi ve ekonomik ekseni bu dönüşümde kritik bir faktör. Zor bir dönemden geçtiğimiz açık. İş dünyası olarak şunu çok iyi biliyoruz: Zor dönemler, pusulanın en net olması gereken dönemlerdir. Bugün ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz kavramların başında güven geliyor. Ekonomik, kurumsal ve toplumsal güven olmadan yatırım olmaz, uzun vadeli planlama olmaz, sermaye kalıcı olmaz. Bu güveni duyabilmemiz için yargının bağımsızlığı, öngörülebilirlik ve şeffaflığın tam olarak tesis edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin potansiyeli büyüktür. Hala genç nüfusu, girişimci ruhu, üretim kabiliyeti ve Avrupa ile bütünleşmiş değer zincirlerindeki konumu önemli bir avantajdır. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçebilmesi için ülkemizde güven ikliminin güçlendirilmesi şarttır. Yarınlarımızı, akılla, bilimle, ortak değerler etrafında kenetlenerek inşa etmek zorundayız.” ZORLU: SAVAŞ, ÜZERİMİZDE EK BASKI YARATACAK ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da, Türkiye'nin güney ve doğu sınırlarının bir "yangın hattına" dönüştüğünü belirterek, ABD ve İsrail'in İran’a yönelik askeri müdahalesinin bölgeyi büyük bir belirsizliğe taşıdığını ifade etti. İran'ın Türkiye için üçüncü büyük doğalgaz tedarikçisi olduğunu hatırlatan Zorlu, şunları söyledi: "Hürmüz boğazının kapatılmasının ardından petrol fiyatlarının 100 dolarları geçmesi, enerji faturamıza milyarlarca dolarlık ek yük getirecek ve cari açığımızda ciddi sapma riski yaratacaktır. Bu maliyet artışları, Merkez Bankası’nın yüzde 15-21 aralığındaki enflasyon tahminine ulaşılmasını neredeyse imkansız hale getirmekte ve dezenflasyon sürecini zorlaştırmaktadır. Bir diğer önemli konu da finansman koşullarıdır. Jeopolitik gerilimler yüksek faiz ortamındaki iş dünyamız için ilave bir baskı anlamına gelir. Ayrıca İran, yalnızca bir enerji tedarikçisi değil; Orta Asya’ya açılan stratejik bir ticaret koridorudur. Sınır geçişlerinde yaşanabilecek aksamalar, ihracat ve transit ticaret gelirlerimizi doğrudan etkileyecektir. Buna ek olarak, olası insani hareketlilik ve artan güvenlik maliyetleri de kamu maliyesi üzerinde yeni yükler oluşturabilir.” Zorlu, Trump’ın ikinci dönemiyle artan küresel korumacılık ve AB’nin Hindistan-Mercosur gibi yeni ortaklıklarına dikkat çekerek, rekabet gücünün artık ucuz işgücünden değil yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından ve inovasyondan geçtiğini vurguladı. Zorlu, "Dünya hızla değişiyor, jeopolitik riskler artıyor ve rekabet sertleşiyor. Böyle dönemlerde en büyük gücümüz; ortak aklımız, kurumsal hafızamız ve birlikte hareket etme irademizdir. Bizim yönümüz; yüksek katma değerli üretimdir. Yönümüz; enerji ve kaynak verimliliğidir. Yönümüz; teknoloji yatırımı ve kurumsal güven ortamıdır. Yolumuz ise akıl ve iş birliğidir" dedi. ÜRETİM BİRİNCİ MADDE OLMALI Toplantının Divan Başkanlığını üstlenen ESİAD 10. Dönem YİK Başkanı Kemal Çolakoğlu, dünyada yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Tabiri caizse silahların gölgesinde bir genel kurul yapıyoruz. Önce bir Gazze faciası yaşadık. O bitiyor derken zaten devam etmekte olan bir Ukrayna-Rusya savaşı vardı. Ona ilave olarak şimdi İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik başlattığı çatışmalar ve bölgedeki diğer gerilimler… Yani dünyada çok ciddi bir savaş atmosferi var. Biz zaten her gün Türkiye’nin sorunlarıyla birlikte üretimin içinde olan insanlarız. Ülkeyi yönetenlerden sokaktaki vatandaşa kadar herkese, bu ülkenin ancak üretimle, ihracatla ve onun yarattığı istihdamla kalkınabileceğini anlatmaya çalışıyoruz. Ama görüyoruz ki bugün üretim gerçekten gündemin birinci maddesi değil. Ekonomi birinci madde, ama üretim ve üretime bağlı imkanlar birinci madde değil. Ekonominin önü açılmadıkça enflasyonun sadece parasal tedbirlerle düşürülemeyeceğini yıllardır söylüyoruz. Geçmişte söylediklerimizle bugün söylediklerimiz arasında en ufak bir fark yok. Ben bugün ESİAD genel kurulunu yöneten bir başkan olarak inovasyondan, çevreden, kültürden, sanattan bahsetmek isterdim. Bunları konuşup ardından ekonomiyi değerlendirelim isterdim. Ama maalesef bunlara ayıracak ne vaktimiz var ne de gündemimiz. Bu nedenle Türkiye’de sanayicinin ve iş insanının üretime dört elle sarılması gerektiğini anlatmaya devam edeceğiz.” Konuşmaların ardından 2025 yılı faaliyet raporu ve mali rapor okundu. Yönetim ve Denetim Kurulu raporları oy birliğiyle ibra edildi.     Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İran’a yönelik askeri müdahalenin enerji fiyatları, ticaret yolları ve finansman koşulları üzerinden Türkiye ekonomisine doğrudan yansımaları olacağını söyledi. Zorlu, ekonomik istikrar ve öngörülebilir bir yatırım ortamının güçlendirilmesinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.

ESİAD 27. Olağanüstü Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. Divan Başkanlığını ESİAD’ın kurucularından ve 10. Dönem Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Kemal Çolakoğlu’nun yaptığı genel kurulda, katip üyeliklere Yücel Öztürk ve Sibel Katrancı seçildi.

AKGERMAN: PUSULAMIZ NET OLMALI

Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Bülent Akgerman, küresel düzenin sarsıldığı, kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Eskiden ‘jeopolitik riskler’ karşısında hazırlıklı olmaktan bahsediyorduk. Şimdi ‘jeopolitik gerçeklik’ ile yaşıyoruz. Türkiye bu tablonun tam merkezinde yer alıyor. Coğrafi konumu kadar siyasi ve ekonomik ekseni bu dönüşümde kritik bir faktör. Zor bir dönemden geçtiğimiz açık. İş dünyası olarak şunu çok iyi biliyoruz: Zor dönemler, pusulanın en net olması gereken dönemlerdir. Bugün ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz kavramların başında güven geliyor. Ekonomik, kurumsal ve toplumsal güven olmadan yatırım olmaz, uzun vadeli planlama olmaz, sermaye kalıcı olmaz. Bu güveni duyabilmemiz için yargının bağımsızlığı, öngörülebilirlik ve şeffaflığın tam olarak tesis edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin potansiyeli büyüktür. Hala genç nüfusu, girişimci ruhu, üretim kabiliyeti ve Avrupa ile bütünleşmiş değer zincirlerindeki konumu önemli bir avantajdır. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçebilmesi için ülkemizde güven ikliminin güçlendirilmesi şarttır. Yarınlarımızı, akılla, bilimle, ortak değerler etrafında kenetlenerek inşa etmek zorundayız.”

ZORLU: SAVAŞ, ÜZERİMİZDE EK BASKI YARATACAK

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da, Türkiye'nin güney ve doğu sınırlarının bir "yangın hattına" dönüştüğünü belirterek, ABD ve İsrail'in İran’a yönelik askeri müdahalesinin bölgeyi büyük bir belirsizliğe taşıdığını ifade etti. İran'ın Türkiye için üçüncü büyük doğalgaz tedarikçisi olduğunu hatırlatan Zorlu, şunları söyledi:

"Hürmüz boğazının kapatılmasının ardından petrol fiyatlarının 100 dolarları geçmesi, enerji faturamıza milyarlarca dolarlık ek yük getirecek ve cari açığımızda ciddi sapma riski yaratacaktır. Bu maliyet artışları, Merkez Bankası’nın yüzde 15-21 aralığındaki enflasyon tahminine ulaşılmasını neredeyse imkansız hale getirmekte ve dezenflasyon sürecini zorlaştırmaktadır. Bir diğer önemli konu da finansman koşullarıdır. Jeopolitik gerilimler yüksek faiz ortamındaki iş dünyamız için ilave bir baskı anlamına gelir. Ayrıca İran, yalnızca bir enerji tedarikçisi değil; Orta Asya’ya açılan stratejik bir ticaret koridorudur. Sınır geçişlerinde yaşanabilecek aksamalar, ihracat ve transit ticaret gelirlerimizi doğrudan etkileyecektir. Buna ek olarak, olası insani hareketlilik ve artan güvenlik maliyetleri de kamu maliyesi üzerinde yeni yükler oluşturabilir.”

Zorlu, Trump’ın ikinci dönemiyle artan küresel korumacılık ve AB’nin Hindistan-Mercosur gibi yeni ortaklıklarına dikkat çekerek, rekabet gücünün artık ucuz işgücünden değil yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından ve inovasyondan geçtiğini vurguladı. Zorlu, "Dünya hızla değişiyor, jeopolitik riskler artıyor ve rekabet sertleşiyor. Böyle dönemlerde en büyük gücümüz; ortak aklımız, kurumsal hafızamız ve birlikte hareket etme irademizdir. Bizim yönümüz; yüksek katma değerli üretimdir. Yönümüz; enerji ve kaynak verimliliğidir. Yönümüz; teknoloji yatırımı ve kurumsal güven ortamıdır. Yolumuz ise akıl ve iş birliğidir" dedi.

ÜRETİM BİRİNCİ MADDE OLMALI

Toplantının Divan Başkanlığını üstlenen ESİAD 10. Dönem YİK Başkanı Kemal Çolakoğlu, dünyada yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Tabiri caizse silahların gölgesinde bir genel kurul yapıyoruz. Önce bir Gazze faciası yaşadık. O bitiyor derken zaten devam etmekte olan bir Ukrayna-Rusya savaşı vardı. Ona ilave olarak şimdi İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik başlattığı çatışmalar ve bölgedeki diğer gerilimler… Yani dünyada çok ciddi bir savaş atmosferi var. Biz zaten her gün Türkiye’nin sorunlarıyla birlikte üretimin içinde olan insanlarız. Ülkeyi yönetenlerden sokaktaki vatandaşa kadar herkese, bu ülkenin ancak üretimle, ihracatla ve onun yarattığı istihdamla kalkınabileceğini anlatmaya çalışıyoruz. Ama görüyoruz ki bugün üretim gerçekten gündemin birinci maddesi değil. Ekonomi birinci madde, ama üretim ve üretime bağlı imkanlar birinci madde değil. Ekonominin önü açılmadıkça enflasyonun sadece parasal tedbirlerle düşürülemeyeceğini yıllardır söylüyoruz. Geçmişte söylediklerimizle bugün söylediklerimiz arasında en ufak bir fark yok. Ben bugün ESİAD genel kurulunu yöneten bir başkan olarak inovasyondan, çevreden, kültürden, sanattan bahsetmek isterdim. Bunları konuşup ardından ekonomiyi değerlendirelim isterdim. Ama maalesef bunlara ayıracak ne vaktimiz var ne de gündemimiz. Bu nedenle Türkiye’de sanayicinin ve iş insanının üretime dört elle sarılması gerektiğini anlatmaya devam edeceğiz.”

Konuşmaların ardından 2025 yılı faaliyet raporu ve mali rapor okundu. Yönetim ve Denetim Kurulu raporları oy birliğiyle ibra edildi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergercek.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.