Otizmde aileye destek zorluklarla başa çıkmada kritik rol oynuyor!
Otizmde aileye destek zorluklarla başa çıkmada kritik rol oynuyor!
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında, otizm tanısı alan çocukların ailelerinin yaşadığı duygusal ve sosyal zorluklar ile çocuklarının bakım ve gelişim sürecinde karşılaştıkları güçlükler hakkında bilgi verdi.
Anne babalar tanımlayamadıkları davranışlarla baş başa kalıyor!
Otizm gibi gelişimsel bozukluğu olan çocuğa sahip ailelerde aile içi ilişkilerde sorunlar ortaya çıkabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Anne babalar otizmli çocuklarında karşılaştıkları ve tanımlayamadıkları bir dizi davranışla baş başa kalır.” dedi.
İletişim kuramayan bir çocuğun gereksinimleri ve isteklerini anlamaya çalışmanın, tuhaf ve alışılmamış davranışlarıyla baş etmenin, çocuk tehlikeleri tanıyamıyorsa sürekli olarak kontrol etmeye çalışmanın aileleri yorabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Luş, bazı ailelerde suçluluk duygusunun ön plana çıkabildiğini, bazılarının ise aşırı kaygılanıp panik yaşayabildiklerini ifade etti.
Ebeveynler ilk başta büyük üzüntü yaşayabiliyor!
Özellikle ilk tanı konulduğu zaman ailelerin, otizmin nasıl bir hastalık olduğunu bilmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ebeveynler, çocuklarının durumunu ilk başlarda büyük bir üzüntüyle karşılayabiliyor.” dedi.
Ancak zamanla duruma alıştıklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Bazen diğer aile fertleri otizm konusunda bilinçli olmadıkları için anne babaları yalnız bırakabiliyor. Bazı aileler hangi eğitim kurumunun çocukları için daha iyi olacağı gibi konularda karar vermede zorlanabiliyor.” şeklinde konuştu..
Anne babalar kendilerini çevrelerinden soyutlayabiliyor!
Çocukların öz bakım becerilerini çok geç kazanmasının da aileleri çok zorlayabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:
“Çocuğun geç yaşa kadar tam anlamıyla tuvalet eğitimini tamamlayamıyor olması, bazen yemeği kendi kendine yememesi gibi durumlarda bazı anne babalar, çocuklarına bakabilmek için iş hayatlarında, kendi özel hayatlarında birçok şeyden vazgeçip kendilerini çevrelerinden soyutlayabiliyor. Bazen de ebeveynler durumu kabullenmede çok zorluk yaşayıp, depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yakalanabiliyor.
Girdikleri ortamlarda çocuklarının sorunlu davranışlar sergilemeleri anne babaların çaresiz hissettikleri, bazen öfkelendikleri durumlardan biri. Çocuklarına farklı bir gözle bakılması ve dışlanması da aileleri oldukça üzen bir durum. Aileler çocuklarının da diğer çocuklar gibi görülmesini ister.”
Ailelerin başa çıkabilmesi için sosyal destek mekanizmaları önemli!
Ailelerin, çocuklarının geleceğine yönelik endişe duyduklarının da altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuklarının ileride kendi kendilerine nasıl bakacağı, tek başlarına yaşamlarını nasıl sürdüreceği gibi konular önemli bir endişe kaynağı.
Anne babaların otizmli bir çocuğa sahip olmakla ilgili zorluklarla başa çıkması için sahip oldukları sosyal destek mekanizmaları çok önemli. Yeterli sosyal destek sistemlerine sahip olmak anne babaları daha güçlü hale getirir. Yerel yönetimlerin ve gönüllü kuruluşların çalışmaları, sosyal hizmet uzmanlarının özel eğitim merkezlerinin, çocuk psikiyatri kliniklerinin sayılarının arttırılması önemli.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
